top of page

BİR FOTOĞRAFLA BAŞLAYAN MASAL

   Bir zamanlar, kalabalık ve ışıl ışıl bir şehir olan İstanbul’da, insanların gülüşlerini iyileştiren zarif bir diş hekimi yaşarmış. Adı Esra’ymış. Aynı zamanlarda, uzaklarda hayaller kuran ve o hayalleri çizgilerle gerçeğe dönüştüren bir mimar varmış: Berk Alperen. İkisi de kendi dünyalarında, henüz birbirlerinden habersiz, ama kaderin onlar için hazırladığı masalın tam ortasına doğru yürüyormuş. Bir gün, küçük bir aile sohbetinde paylaşılan bir fotoğraf, bu masalın sihirli kapısını aralamış. Berk Alperen o fotoğrafa bakıp “Bu kim?” diye sormuş… İşte o soru, görünmeyen bir yıldızın parlaması gibi, iki kalbi birbirine bağlayan ilk kıvılcım olmuş.

   Günler geçmiş, takvimler 4 Kasım 2025’i göstermiş ve ikisinin yolu kelimelerde kesişmiş. Mesajlar, sıradan cümleler olmaktan çıkıp küçük birer sihirli köprüye dönüşmüş. Her yazılan kelime, aralarındaki mesafeyi biraz daha azaltmış. Ve nihayet, 14 Şubat 2026’da, herkesin Sevgililer Günü dediği o büyülü günde, ilk kez yüz yüze gelmişler. O an, sanki zaman kısa bir süreliğine durmuş; şehir sessizleşmiş ve sadece iki kalbin heyecanı duyulmuş. Göz göze geldiklerinde, ikisi de aynı şeyi hissetmiş: “İşte bu, benim hikâyemin en güzel kahramanı…”

   Sonrasında Berk Alperen, tıpkı bir masal kahramanı gibi, sık sık İstanbul’a doğru yola çıkmış. Her yolculuk, sevdiğine kavuşan bir kalbin macerası olmuş. Her buluşma biraz daha neşeli, her vedalaşma biraz daha anlamlıymış. Zamanla onların hikâyesi, sadece bir tanışma değil; birlikte büyüyen bir masala dönüşmüş. Şimdi ise bu iki güzel kalp, masalların en mutlu sonuna doğru ilerliyormuş. Ama aslında bu bir son değilmiş… Bu, birlikte yazacakları upuzun, sevgi dolu bir hikâyenin sadece başlangıcıymış. Çünkü gerçek masallar, “sonsuza kadar mutlu yaşadılar” cümlesiyle bitmez… tam aksine, tam da orada başlarmış.

BAŞA DÖN

© 2023, M&C. Wix.com altyapısı ve güvencesiyle

bottom of page